Serdar Turgut

Yumruk, Türkiye'nin aydınlanma çağının gereğidir

Memlekette son günlerde  yumruklar  fena halde konuşmaya başladı. Bu gelişmeyi vahim görenler çok.
Ama ben burada da azınlıktayım. Ben ortada vahim bir şey görmediğim gibi, bu yeni durumun Türkiye açısından büyük bir gelişme ifade ettiğini de düşünmekteyim.
Çünkü düşünsenize;
1Bu ülke sokakta yürürken omzunuz birisine süründü diye anında öldürebildiğiniz bir ülkedir.
2Yine bu ülke filmlerde oynayan kötü karakterlerin gerçek sanılıp da sokakta öldürülmesine çalışılmış bir yerdir.
3Eğitimi anaokulunu aşamamış eğik bükük garip karakterlerin, silahlanıp sokaklarda çağanoz gibi yürüyebildiği bir ülkedir.
4Her sorununu silahla çözmelisin fikrinin anlatıldığı dizilerin, reyting rekorları kırabildiği bir yerdeyiz biz. Seyrettiği dizi bölümünün bir gün sonra özetini seyredebilen sonra da tekrarını izleyip bundan da aynı derecede keyif alabilme mucizesini gerçekleştiren insanların yaşadığı yerdir burası. Bu insanların eğitim düzeyi eksi düzeydedir, cinsel açıdan ise bir attan daha fazla kızışmışlardır. Bu insanlar kendilerine dizide doğru çözüm gibi anlatılan silaha sarılma işini her an yapabilecek durumdadırlar. Üstelik birilerini vursalar kahraman olacaklarını, memleketi kurtaracaklarını bile düşünmektedirler. İşin daha da kötüsü bu insanlar, seçimlerde oy verme hakkına da sahiptirler ve acıklısı sizinle eş değerde oya sahiptirler.
5Dört numaralı maddede anlatılan olağanüstü haksızlığa ve bu garip çoğunluğun seçtiği iktidarların idaresindeki bir ülkede yaşamayı kendisine yapılmış bir hakaret ve insanları öldürmeyi kendi bireysel gelişimleri için iyi olacağını düşünmektedirler.
6Cinsel azgınlığını cansız mankenlerle seks yaparak geçirmeye girişenlerin bulunduğu bir yerde insanların aşık olduklarını sandıkları zaman bu aşklarını, AŞKIM diye çağırmaya başladıkları insanı boğarak ya da lime lime doğrayarak göstermeleri toplumsal bir normdur.
Şimdi soruyorum size. Bu halde olan bir ülkede insanın kızdığı bir insana yumruk atmakla yetinmesi olağanüstü güzel bir gelişme değil midir? Buna da hayır diyorsanız, o zaman güzel gelişme nedir bana açıklayabilir misiniz?

Sabun sadece mastürbasyona yaramaz
Meselenin bir bu yönü var. Bir de arkadaşlar Türkiye'nin Dövüş Kulübü'ne dönüştüğünü söylemişler. Bana göre eskiden burası yarı açık bir Auschwitz Kampı gibiydi, şimdi Dövüş Kulübü'ne dönüşmesi büyük bir gelişmedir. Hem eğer Dövüş Kulübü olacaksak o kulübün insanları güzel bir alışkanlığa davet ettiğini de görmemiz gerekiyor.
Gerçi meselenin bu bölümünün Türkiye'de olabilmesi pek olası gelmiyor ama bir ümit koruyalım ve olması için dua edelim.
Dövüş Kulübü filminin popüler olmasından sonra, filmin oynadığı her ülkede sabun kullanımı hayli popüler olmuştur. (Sabun deyince benim bir hatıram var bunu da anlatmam gerekiyor. Yıllar önce beni bir adam takip etti ve evimin kapısına dayandı. Kapıyı zorluyordu. Zenci olan adam kendisine oral seks yapmam konusunda nedense ısrarlıydı. Ne kadar 'Bu gece başım ağrıyor bugün olmaz' dedimse fayda etmedi, ayı kapıdan ayrılmadı ve polis çağırma tehdidime de gülüyordu. Banyoda hayli kalın olan bir sabun vardı. Bunu bir fuların içine sardım ve kapıyı açmadan önce bunu havada döndürmeye başladım. Hızı tutturunca kapıyı açtım ve sabunu kafasına yedi. Bayıldı ama bu sefer de acaba öldürdüm mü diye biraz korktum. ABD yasalarına göre, evinizi zorlayan insanı öldürmek suç değildir. Bunu hatırlayarak rahatladım ve inşallah da ölmüştür pislik diye düşündüm ve bir soğuk bira açtım. Adam ayılınca daha fazla ısrarlı olmadan sessizce çekip gitti) sabunun böyle yararları da var. Siz eğer elinize sabun geçerse bununla alışık olmasanız da sadece yıkanın, sonra öfkenizi göstermek için sokağa çıkacaksanız çıkın yumrukla yetinin sakın ha burada anlattığım tekniği denemeye filan kalkmayın. Çünkü bu teknik, eskiden bazı durumlarda işlemiş olabilir ama o sabunun kalabalık ortamlarda sallayan insanın poposuna da girmesi ihtimali büyüktür bunu da hatırlayın.

Karşı karşıya olduğumuz büyük ulusal tehdit
Gerçi bizim Türkler filmin karşıdakini öldüresiye dövmek dersini iyi öğrendiler ama bu sabun kullanımı işinin pek tuttuğu söylenemez.
Şimdi Türkiye koşullarında adamı öldürmek yerine yumruk atmanın yerleşmiş olması, gayet tabii ki bir gelişme olmaktadır ama bununla birlikte getirdiği büyük bir risk de vardır.
 Size yumruk atacak insan karşınızda pozisyon aldığında sizin karşı karşıya kaldığınız risk o yumruğun suratınıza inmesi değil, adamın ter kokusunu koklamak zorunda kalmaktan ibarettir. Türkiye'de bu sorun öldürücü boyutla varmış durumdadır. Öyle ki bazı asansörlerin kapısının yanına cam bir fanusun içine bir gaz maskesi yerleştirilmesi ve fanusun üstüne 'Acil durumlarda kırınız' yazılması gerekmektedir.
Bazı adamlar vardır ki onlar size yumruk atmaya hazırlanırken, sizin keşke bana vuracak yerde silahla öldürseydi de bu kokuyu duymasaydım diye düşünmeniz büyük ihtimaldir.
Dolayısıyla ben son günlerde yumruk yiyen herkese çok acıyorum, bu kokuyu koklamak zorunda kaldılar diye...
Şimdi muhakkak 'Peki sen yumruk yemek yerine öldürülseler daha mı iyi olacak diyorsun ki' diye soracak eblehler çıkacaktır. Vallahi kardeşim kimsenin ağzına laf sokuşturmuyorum ama sadece ben kendi deneyimimden biliyorum ki o ter kokusunu koklamak yerine ben direkt öldürülmeyi tercih ederdim diyorum.

AKP'nin sabun açılımı
Bu AKP'nin yapabileceği hayırlı bir iş de var aslında...
Bence 'Fight Club' haline gelmiş ülkenin değiştirilmesi zor, ayrıca değiştirilmesi de gerekiyor mu diye de sorabiliriz ama yapılacak acil bir iş de var. Hükümet seçim yatırımı için evlere kömür filan dağıtmak yerine her eve bir adet sabun versin. Sabunun yanına kullanım kılavuzu da koysun ve koltuk altlarının da sabunlanabileceği gerçeğini, onlar da daha fazla geç kalmadan öğretsin. Zararın neresinden dönülse kardır. Eğer hükümet gelir durumu daha iyi olan haneleri de ziyaret edecekse onlara da birer deodorant hediye edebilir. Bunu münasip yerlerine sokacaklar olabilir tabii ki ama deodorantın yanında bir kullanım kılavuzu vermeye bence gerek yok.
Özetle Dövüş Kulübü haline gelmiş olmak Türkiye açısından aydınlanma çağı gibi önemli bir gelişmedir.
Bu Dövüş Kulübü haline gelmek durumu, toplum olarak kanayan yaramız olan ter kokusu faciasına son verilmesi sonucunu da doğurabilir.
Yani her şey yolunda, ortada öyle korkacak, panikleyecek bir durum katiyen yok.
Yorumlar
Bu yazı için henüz yorum girilmemiş

Bugün

28 0

Yarın

27 0 Hava Durumu

Finans

İMKB 60608 0
USD 1.5150 0
EURO 1.9260 0
ALTIN 61.3 0
  • balina av yasağı kal...

    balina avlanmasını engelleyen yasağın kalk...

    tango - kilisede dans

    tango meyve suyu içenler enerji patlaması ...

    pele son gol için sa...

    milli takım sponsoru live kanalının reklam...

    honda 600 f kaza anı

    motordan düşüyor......

    eğlenceli düğün

    nedime ve sadıçlardan dans show...

  • ricardo querasma tri...

    uefa resmi internet sitesinde ayagının dış...

    manga - we could be ...

    eurovision 2.miz manga'nın canlı performan...

    arda turan özel klip

    galatasarayın 10 numarası arda için süper ...

    organize işler - ara...

    yılmaz erdoğan kaleminden çıkan organize i...

    bowling - ölçülü sev...

    yoksa böyle gümbütüye gidersiniz...

  • türk malı - erman y...

    havuza girmeye korkan erman yüzme öğrenmey...

    türk malı - havuz se...

    havuz başına gelen erman ve baiye kuzu...

    yaşamayı bilen köpek

    arabanın camından kafasını sarkıtan akıllı...

    kvp - 7 parçaya bölerim

    kurtlar vadisi pusu polat alemdar seni 7 p...

    çok güzel harketler ...

    çok güzel harketler bunlar - hıyarlı baba....