Serdar Turgut

‘Yetenek Sizsiniz’den fışkıran mutsuzluk

‘Yetenek Sizsiniz’ yarışmasında izlediğiniz dans gruplarının önemli bölümü break dansı yapmayı amaçlıyorlardı. Buna bağlı olarak rapçi grupların da sayısı hayli fazlaydı. Halleri, tavırları, davranışları ve konuşma stilleriyle ağırlıklı olarak varoşlardan geldikleri belli olan bu çocukları izlerken, onların bu tercihleriyle son yıllarda tamamen yanlış biçimde ‘şiir’ olarak adlandırılan, anlaşılan  türe artan ilgi arasında muhakkak bir bağlantı olması gerektiğini düşündüm.
Acıların sıralandığı ve arabesk müzik eşliğinde okunduğu takdirde çok daha güzel algılanan bu popüler ‘şiir’  ile break dansı arasında kendini ifade etme yöntemleri olarak derin bağlantılar var. Bir defa ikisi de ağırlıklı olarak büyük şehirlerin varoş bölgelerinde çok popülerler, ikisi de temelde gerçek bir çalışma  gerçek bir sanat gayreti gerektirmiyorlar. İkincisi de gerçek değiller, yani şiir olarak adlandırılan şey aslında  şiir değil, dans olarak nitelendirilen break dansı da gerçekten dans değil. Şiir diye tanımlanan şeyde de yazar hayatta çektiği acılarını, üzüntülerini ağdalı cümleler ile alt alta sıraladığında, içine biraz da aşk acısı katabildiğinde kendisini şiir yazmış gibi zannediyor. Break dansta ise belirli bir metot, koreografi zorunluluğu fazla hissedilmiyor, genç kendi yaşamındaki hayat ritmlerini vücuduna aktarabildiği ve gerekirse spontane hareketliliği ile kendini dans yapmış görüyor (kabul etmek gerekir ki bu da tabii bir yetenek gerektiriyor).
BAŞKALDIRININ İFADESİ
Bunlara gerçek değiller derken bu kendini ifade biçimlerinin özellikle varoş gençlerince kabul görmelerinin bu ifade biçimlerinin onlara belirgin bir rahatlama ve başkaldırı duygusu  verdiğini elbette reddetmiyorum. Sadece görmemiz gereken break dansının varoşlardaki popülaritesiyle, duygusal isyanları yansıtan şiir arasında derin bağ olduğunu ve ikisinin de gençliğin gerçek duygusal isyanlarını yansıttığıdır.
Break dansı bize yabancı olmakla birlikte temelde aynı kültür ikliminin ürünüdür. Break dansı yabancı ülkelerin metrolarının sokaklarında ilk göründüğünde bunun performansını yapanlar metroların varoşlarından gelen gençlerdi. Aynı gençlik arasında bizde de tercih edilen rap tarzı da aslında şiir olmayan ‘şiirin’ müzik ritmiyle ifadesidir. Bizde şiir diye anlaşılan şey rap tarzına çok uygundur çünkü ikisi de duygusal isyanların ürünüdürler.
Ben rapı New York sokaklarında ilk duyduğum zaman çok şaşırmıştım çünkü Washington Square parkında girişteki mermer sütunun ayağına yaslanmış olan zenci genç kendi kendisine konuşuyor gibiydi. Biraz daha dikkatli dinleyince onun aslında şiirsel bir müzik ritmi transında olduğunu fark ettim. Rap işte o sokaklardan yayıldı.
Bizde genelde acı ve hüzünün dökümünün yapıldığı şiirin yaygınlaşması, rapın ve break dansının şehirlerimizin varoş gençliği arasında popüler olduğunun artık bariz şekilde yarışmalarda ortaya çıkması maalesef güzel bir gelişme değil.
UMUTSUZ GENÇLER
Bu gençler mutlu değiller, başedemedikleri sorunları var. Diyebilirsiniz ki bu bütün genç insanların ortak sorunudur bu ama bunların bir farkı daha var, bunların umutları da fazla yok. Koşullarının değişebileceğine pek inanmıyor gibiler, hayatlarının alternatifin ne olması gerektiği konusunda hiçbir fikirleri, beklentileri  yok. Bu yüzden break dansları olması gerektiğinden çok daha sert ve hızlı olabiliyor. Çünkü o an isyanın zirve noktası haline gelebiliyor. Rapçi sanatçıların ritmleri  dışında dediklerine de iyi kulak kabartın, neye karşı isyan ettiklerini bilmeden, kendilerine geçici bir isyan hedefi koysalar da bunun kendilerine gerçek bir yarar sağlamayacağını bilmenin, her başarının geçici olacağını hissetmenin getirdiği derin mutsuzlular var o sözlerde. Popüler olan ‘şiirlerde de’ ister aşk anlatılsın isterse hayatın diğer zorlukları anlatılıyor olsun hepsinde belirgin biçimde hayatın tüm ağırlığı ile insanların üstüne çöktüğünün ve bütün çıkış yollarını kapadığının çığlığını isteyen duyabilir.
Sonuç itibarıyla, isterlerse dans ederken çok eğleniyor gözüksünler, isterlerse söyledikleri şarkılara neşe katmaya çalışsınlar, isterlerse de şiirlerinde hayali mutlulukları anlatsınlar ben bunların hepsinde derin bir keder hissettim.
Diyebilirsiniz ki bu hissin senin kendinden kaynaklanıyor, sen kendi mutsuzluğunu onları yorumlamakta kullanıyorsun. Tamam bu meşru bir kaygı olabilir, bunu kabul ediyorum  ama emin olun ki bu böyle değil aksine ben belki gençleri izlersem daha mutlu olurum diye oturdum televizyonun başına ama yarışların sonunda hüzünle kalktım televizyonun başından. Şimdiki gençliğin bizim kuşağın gençlerinden daha mutsuz halde olduğunu görmek bende inanılmaz derecede görevini yapamamış olmaktan  kaynaklanan yetersizlik  duygusu yarattı. Bazı şeyleri mutlaka eksik ve yanlış  yapmakta olduğumuzu düşündüm ve kendimi suçladım. Umarım siyasetçilerimiz de seyretmiştir ‘Yetenek Sizsiniz’ yarışmasını ve umarım gençlerin hareketlerini ve laflarını gerektiği gibi yorumlayıp, kendilerine bazı dersler çıkarmışlardır.
Gençliğimizin zencileşmesine ve ‘ötekileşmesine’ dur diyebilmenin yollarını muhakkak düşünüp bulmalıyız. Bu yapılabilir. İş zor diye baştan kesip atmamalıyız.
Yorumlar
Bu yazı için henüz yorum girilmemiş

Bugün

32 0

Yarın

32 0 Hava Durumu

Finans

İMKB 59867 0
USD 1.5070 0
EURO 1.9620 0
ALTIN 56.99 0
  • balina av yasağı kal...

    balina avlanmasını engelleyen yasağın kalk...

    tango - kilisede dans

    tango meyve suyu içenler enerji patlaması ...

    pele son gol için sa...

    milli takım sponsoru live kanalının reklam...

    honda 600 f kaza anı

    motordan düşüyor......

    eğlenceli düğün

    nedime ve sadıçlardan dans show...

  • ricardo querasma tri...

    uefa resmi internet sitesinde ayagının dış...

    manga - we could be ...

    eurovision 2.miz manga'nın canlı performan...

    arda turan özel klip

    galatasarayın 10 numarası arda için süper ...

    organize işler - ara...

    yılmaz erdoğan kaleminden çıkan organize i...

    bowling - ölçülü sev...

    yoksa böyle gümbütüye gidersiniz...

  • türk malı - erman y...

    havuza girmeye korkan erman yüzme öğrenmey...

    türk malı - havuz se...

    havuz başına gelen erman ve baiye kuzu...

    yaşamayı bilen köpek

    arabanın camından kafasını sarkıtan akıllı...

    kvp - 7 parçaya bölerim

    kurtlar vadisi pusu polat alemdar seni 7 p...

    çok güzel harketler ...

    çok güzel harketler bunlar - hıyarlı baba....