Serdar Turgut

Aaeeeeiiiiowwwwww....

Başlık Rana ile yapmakta olduğu fiyat pazarlığında kendisine verilen karşı teklifin düşüklüğüne inanamayıp çığlık atan Taylandlı kadının çıkardığı sestir. Kadın bu çığlığı attıktan sonra bir süre etrafta koşturdu ve hesap makinesinde yazılı rakamı diğer satıcı arkadaşlarına da gösterdi, onlar da haykırdılar. Bence satıcı kadın isteri krizine tutulmuştu. Çünkü bir ağlıyordu, sonra hemen kahkahalarla gülüyordu. Tüm bu tuhaflık sürerken Rana, Nirvana'ya ermiş bir insanın huzuruyla gayet sakin bir şekilde etrafa bakıyordu. Satıcı kadın biraz sakinleştikten sonra yanımıza geldi, Rana onun elindeki hesap makinesini aldı ve ilk verdiği fiyattan daha düşük bir fiyat teklifini yazdı. Ben her şeye karşın makul olmaya çalıştığım için satıcı kadının o an düşüp ölmesi gerektiğini düşündüm fakat tuhaf bir şey oldu ve kadın, daha da düşük fiyattan satmayı kabul etti. Belki de Rana'dan korkmuştur ve belki de onun kötü bir ruh olduğunu sanmıştır da başımdan bir an önce gitsin diye düşünmüştür. Çünkü o fiyattan satışın olabilmesinin bunun dışında hiçbir rasyonel açıklaması yok.
Tayland'da adet böyle, her şey pazarlığa açık. Paralarının değeri zaten çok düşük ve zaten her şey ucuz. Bunun üstüne bir de pazarlık gelince hediyelik eşya  almak için ideal ülke orası.
Ülkeye ayak basar basmaz alışverişin çok önemli olduğu söylenince bana ben hayatımın karardığını düşünmüştüm, nitekim haklı da çıktım. Yorgunluktan ve birden artan bavul fazlalığından hayatım kaydı da ama mali çöküşüm orada gerçekleşmedi. Mali çöküşüm  için Türkiye'ye dönüşü beklemem gerekecekti büyük ihtimalle.
Ülkenin parasının değeri hakkında bilgilenmeden önce az daha kalp krizi geçiriyordum. Otele Rana bir heykel ile döndü, kaça aldın bunu diye sordum bana 10 bin baht filan dedi. Ben 10 bin düzeyini duyunca otomatikman fenalaştım. Bu şekilde harcama yapmayı sürdürürsek yakında mahvolacağımızı filan anlattım. Sonra Rana gayet sakin harcanan  paranın Türk Lirası karşılığını söyledi. Anlaşılan Tayland'da alışveriş yaparak mali açıdan  mahvolmamızı sağlamamız hayli uzun sürecekti. Bunun yerine başka kısa ve direkt yöntemler bulmamız gerekecekti.
Taylan'da herkes bir şeyler satıyor. İyice ararsanız ilginç şeyler de bulabiliyorsunuz. Her satıcının elinde bir hesap makinesi var. İstediği fiyatı buraya yazıyor, siz de ne verebileceğinizi yazıyorsunuz sonra bir noktada buluşuluyor. Ben Pattaya'da fahişe ile bu şekilde pazarlık eden bir İngiliz bile gördüm.
Rana'nın stratejisi aslında basitti. Satıcı hesap makinesine ne düzeyde fiyat yazarsa yazsın bunun otomatikman onda birini yazıyordu makineye. Bu aşamada oğlum da müdahil oluyordu sürece (her konuda fikri olmaya başladı, üstelik bunları anlatıyor da). Komedyen Henny Youngman'ın dediği gibi 'çocukların suratı size her şeyi anlatır, özellikle de çocukların suratlarının ağız kısmı yapar bunu'. O aşamada oğlum her satıcıya mutlaka 'oh no no no!' diyordu. İkisine karşı satıcı abondene olduktan sonra ikinci aşamada Rana bu fiyatı daha da düşürüyordu. Durum böyle sürerse sonunda malı satınca bir de üstüne üstlük para vermek zorunda kalması ihtimalinin büyük olduğunu gören satıcı, kısa sürede pes edip satışı yapıyordu. Rana'nın bu stratejisinin tek bir kez bile başarısız olduğunu görmedim.

'İSTERSEN FAHİŞEYE GİDEBİLİRSİN'
Galiba Rana benden önce bir iç değişim geçirmiş olmalıydı. Çünkü üzerine bir huzur, bir sakinlik çöktü orada. Bana büyük sakinlikle Pattaya'da istersem fahişe ile birlikte olabileceğimi söyledi ve 'İstersen sana bu iş için para vereyim' dedi. Bu sözler bir iç huzurun göstergesi değilse başka ne olabilir bunun göstergesi ki? (Fahişe maceramı yarın anlatacağım). Tek bir teknik sorun vardı fahişeler ile pazarlık etmeye Rana'yı da götürmek zorundaydım. Fahişeyle birlikte olup bunun karşılığında üstüne üstlük ondan para almayı da kafama koymuştum. Rana'nın pazarlık gücü bunu mutlaka başarırdı.
'Tamam pazarlığa da gelirim' dedi. Bu kadar iç huzur da bana fazla gelmeye başlamıştı. Kadın beni elleriyle fahişeye götürecekti galiba. Bizim törelerimizde aldatma var, kardeşim böyle noter onaylı iş de olmaz yani. İşin keyfi biraz da gizlilik olmasında değil mi ama! Acaba ben farkında olmadan Rana hızlı bir iç dönüşüm yaşayıp, sonunda Buda filan mı oldu diye meraklandım. Sonra tamamen başka bir nedenden dolayı bana sinirlendi de hala değişmemiş olduğunu fark ederek rahatladım.

Babamdan  muhteşem hediye
Çok okuyan ve olağanüstü bir kütüphaneye de sahip olan babam, bana manevi yolculuğumda yardımcı olacak bütün kıymetli kitaplarını kargoyla göndereceğini söyledi. Çok eskiden bu yana toplanmış bu kitapları merakla ve heyecanla bekliyorum. Baba, oğul ve torun üçümüzde de kitap sevgisi ortak bu genlerle alakalı olmalı. Bu arada Sufizmi, Mevlana'yı incelemediğimi sanan okuyucularım da yanılıyorlar bunu da bilin istedim.
Yorumlar
Bu yazı için henüz yorum girilmemiş

Bugün

27 0

Yarın

29 0 Hava Durumu

Finans

İMKB 60882 16
USD 1.5050 0.007
EURO 1.9320 0.006
ALTIN 60.59 0.09
  • balina av yasağı kal...

    balina avlanmasını engelleyen yasağın kalk...

    tango - kilisede dans

    tango meyve suyu içenler enerji patlaması ...

    pele son gol için sa...

    milli takım sponsoru live kanalının reklam...

    honda 600 f kaza anı

    motordan düşüyor......

    eğlenceli düğün

    nedime ve sadıçlardan dans show...

  • ricardo querasma tri...

    uefa resmi internet sitesinde ayagının dış...

    manga - we could be ...

    eurovision 2.miz manga'nın canlı performan...

    arda turan özel klip

    galatasarayın 10 numarası arda için süper ...

    organize işler - ara...

    yılmaz erdoğan kaleminden çıkan organize i...

    bowling - ölçülü sev...

    yoksa böyle gümbütüye gidersiniz...

  • türk malı - erman y...

    havuza girmeye korkan erman yüzme öğrenmey...

    türk malı - havuz se...

    havuz başına gelen erman ve baiye kuzu...

    yaşamayı bilen köpek

    arabanın camından kafasını sarkıtan akıllı...

    kvp - 7 parçaya bölerim

    kurtlar vadisi pusu polat alemdar seni 7 p...

    çok güzel harketler ...

    çok güzel harketler bunlar - hıyarlı baba....