Size tamamen objektif bir gözlem olarak kendimde yeni bir ruhsal bozukluk olduğunu keşfettiğimi söylemek istiyorum. Bu beni bile şaşırttı. Çünkü zaten var olanların üstüne yeni bir bozukluk çıkabilmesi hayli abartılı ve şaşırtıcıydı. Bozukluklarımın listesini yapmaya girişsem, ortaya 'Serdar Turgut Britannicası' türünde hayli kalın bir eser bile çıkabilir..
Bu son keşfedilen bozukluk bence diğerleriyle kıyaslandığında hayli zararsız ve sadece dışsal etki tarafından tetiklendiğinde ortaya çıkan bir şey. Bu seferkini tetikleyen dışsal etki ise müzikal filmler. Geçen akşam tesadüfen keşfettim bu bozukluğumu.
Gece tamamen amaçsız bir şekilde oturmaktaydım ve birbirine tamamen benzediğine inandığım kanallar arasından bir tanesini bile 2 dakikadan fazla seyretmeden gezinti yapmaktaydım. Birden Tim Burton imzalı bir filme rastladım. 'Sweeney Todd'du filmin adı. Konuya baktım, öcünü almaya girişen bir berberin hikayesinin anlatıldığı bir gerilim filmi olarak tanıtılıyordu. İşte onu geçmem imkansızdı.
Benim için bir filmin şaheser olması kriteri, filmin ilk 10 dakikası dolmadan en az 5 kişinin vahşi bir şekilde öldürülmesidir. Bu olmadığı takdirde hiçbir filme sanat demem ve onu da sonuna kadar katiyen seyretmem. O gece seçtiğim filmde bu kriterin tutturulmuş olması ihtimali büyüktü.
Film gerçekten mükemmel bir şekilde başladı. Arka planda eski Londra'nın sisli havadaki hali görünüyordu. Bu bende bir 'Karındeşen Jack' nostaljisi yarattı, duygusallaştım. Tam havaya giriyordum ki; bir felaket yaşandı. Başrolde oynayan Johnny Depp duygularını her normal film sanatçısının yapması gerektiği gibi değil şarkı söyleyerek anlatmaya başladı.
Evet; bu film bir müzikaldi maalesef. Normal olarak şarkı söylemeyen oyuncuların sesleri daima ve kaçınılmaz olarak acayip çirkin de oluyor. Johnny Depp de bir istisna oluşturmuyordu.
Müzikal seyrederken, aynı şiir okurken bana olanlar oluyor. Kitap okumaya bu kadar alışık bir insan olduğum halde bugüne kadar okuduğum hiçbir şiiri anlayamadım. Bırakın anlamayı, okuduğum cümleleri algılayamıyorum bile. Aynı cümleyi bana roman içinde verin, dünyadaki her insandan daha iyi anlayabilirim bunu ama şiir formatında gördüğüm zaman aynı cümleyi, kelimeler birden tamamen anlaşılmaz oluyor benim için.
Eminim ki bu hastalığın bir adı vardır. Doktoruma pek söylemiyorum bunu. Çünkü söylesem muhakkak tedavi etmeye çalışacaktır. Oysa ben bu durumu seviyorum ve alıştım. Müzikal filmde de aynı tepkiyi veriyor beynim. Şarkı başladığında filmi hiçbir şekilde anlayamamaya başlıyorum.
Bu tür bir bozukluğumun olduğunu aslında ben 45 yıldır filan biliyordum. Ama bugüne kadar kimseye anlatmamıştım bunu. Takriben 45 yıl önce insanın içini bulandıracak düzeyde iyi duygularla dolu olan iki müzikal film seyretmiştim. Birisi 'The Sound of Music', diğeri de 'Chity Chity Bang Bang'. O çocuk halimle bile bu filmlerde acaba neden hiç kimse öldürülmüyor diye düşündüğümü ve çok sıkıldığımı hatırlıyorum. Belki de o filmlerde çektiğim sıkıntı beynimde müzikale karşı bir tepki yaratmıştır. O günlerde aynı zamanda sinema çıkışında kurdeşen de olduğumu hatırlıyorum.
Büyük ihtimalle opera da seyredemem. Beynimdeki bu tepki nedeniyle olsa gerek. Operada durumum daha kötüleşiyor. Çünkü operayı 'Mahalle baskısı' nedeniyle yarıda terk etmem mümkün olmuyor, sonuna kadar dayanmam ve hatta sonunda oyuncuları ayağa filan kalkıp saygıyla alkışlamam da gerekebiliyor.
İnsanın genelde saygı göstermesi zorken, bir de anlamadığı ve sevmediği bir şeye saygı göstermek zorunda kalması çekilecek azap değil.
Müzikal filmde işim daha kolay. Sinemadan yarıda çıkmak hiçbir problem oluşturmuyor. Soran olursa 'Bir Frigo alıp geri döneceğim' diyerek 'Mahalle baskısı'ndan kurtulabiliyorum.
Gece televizyonu tam kapayacaktım, filmde çok komik bir şey oldu. Sırf bunun yüzünden biraz daha takıldım seyretmeye. İnsanları öldürmeye hazırlanan Johnny Depp, usturasına bakarak romantik bir şarkı söylemeye başladı. Usturaya bakarak romantik hissetmek hayli zor bir iş olmalı. Bu filmin ödül aldığını söylüyorlar. Muhakkak Johnny Depp almıştır ödülü. Bir usturayla duygusallık yapmayı becerdiği için...