Serdar Turgut

Rana galiba bir seri katil

Gerçi Tolstoy 'Her aile kendisine özgü nedenlerle mutsuzdur' demiştir ama benim merak ettiğim nokta; acaba her ailede bizde olduğu gibi görünürde son derece rutin olması gereken olayların birdenbire olağanüstü skandallar haline dönüşüp dönüşmediğidir.
Tolstoy bu konuya açıklık getirecek yerde 'Her mutlu aile birbirine benzer' diye son derece saçma bir laf da söylemiştir. 'Mutlu aile' bir oksimorondur, Tolstoy bunu hiç düşünmemiş.
Bizdeki her rutinin kaçınılmaz olarak büyük skandala dönüşme sürecine bir örnek geçen akşam yaşandı.
Oğlum keyfine pek düşkün olduğundan küveti dolduruyor, kokulu sabunlar kullanıyor ve banyoda tütsü de yaktırıyor. İleride Playboy dergisinin sahibi Hugh Hefner kadar parası olduğu takdirde bu alışkanlıklarının benim açımdan bir sakıncası elbette olamaz.
Neyse; Rana açtı musluğu ve oğlanın odasına gitti. Ben o sırada bayılmaya çalışıyordum. Artık normal uyumaya çalışmayı tamamen bırakmış durumdayım. Geceleri belirli saatlerde kendimi bayıltıp sabaha karşı da ayılıyorum. Ayılmam her sabah benim için sürpriz oluyor. Çünkü normalde ölmem gerekiyor. Kendimi nasıl bayılttığımı burada anlatamayacağım, bunun yasal olduğu konusunda ciddi şüphelerim var.
O gece de bayılmaya çalışıyordum ancak su sesi rahatsız ediyordu. Küveti dolmaya bıraktılar ve gittiler. Ben mecburen 'Taşıyor mu acaba' diye bakmak için kalktım ve dehşet içinde fark ettim ki; Rana suyu açtıktan sonra banyonun kapısını kilitleyerek kapamış. Ve gayet tabii ki o kapının anahtarı yok. Anahtar olsaydı zaten ben bile şaşırırdım. 'Acaba yanlış bir ailede miyim?' diye düşünürdüm.
Neden bir insan böyle bir şey yapar, neden böyle bir olay yaratır, anlamıyorum. Kadını 20 küsur yıldır hiç anlayamadım. Yaptığı hiçbir şeyi anlamıyorum zaten. Bana neden kızar, beni arada bir evden niye atar, çantasının içi neden 2012 sonrası dünyanın haline benziyor, içinde dolmakta olan bir küvet olan ve anahtarı da bulunmayan bir banyonun kapısını kilitleyip neden gider ki...
Ah Tanrım ahhh. Çok ama çok yorgunum ben...
'Tekrar bayılmayı deneyeyim de ne halleri varsa görsünler' diye de düşündüm. Ama bayılamıyorum. Çünkü aklıma evi sel bastığı ve beceriksiz kurtarma timlerinin bağıra çağıra evin içine girdikleri filan geliyordu. Oğlum sele kapılıp gidiyordu. Bu gibi durumlarda Rana neden sele kapılıp gitmez ki; bunu da bilemiyorum.
Stresim arttı tabii ve birden tüm panik ataklarımın en büyüğünü geçirmeye başladım. Oğlanın odasına gidip orada onunla eğlenmekte olan Rana'ya yaklaşmakta olan felaketi haber vermem gerekiyordu.
Gitmeye çalışırken sağ bacağımın da tutmamaya başladığını hissettim. Doktorlar bana 'Bir felç daha geçirirsen mutlaka ölürsün' demişlerdi. Demek vakit gelmişti. Ayağımı sürüyerek odaya vardım. Küvetin dolduğunu, banyonun kapısının kilitli olduğunu ve açılmadığını söyledim. Bana 'Aman bir şekilde açılır' dedi.
Nasıl açılacak; ilahi bir enerji mi gelip yardımcı olacak bize, yoksa ben kapının önünde durup 'Açıl susam açıl desem' açılıverecek mi o kapı, bilmiyorum. Bir şekilde açılır ne demek kadın ha!
Rana meseleyi o kadar sakin karşılayınca bana da bir geçici sakinlik çöktü. Fırtına öncesi sessizlik gibiydi bu. Odama döndüğümde su sesini duyunca geçici sakinliğim geçiverdi. Kapıyı kırmaya karar verdim. Bir omuz attım. O gece sadece ölmekle kalmayacaktım ve meğer ayrıca kırık omuzla ölmem gerekiyormuş.  Kaderde ne yazılıysa o olacaktı.
Kilide çeşitli objeler sokup durmaya başladım. Nafile oynamıyordu yerinden
Sonra Rana geldi. Beceriksizliğim hakkında söyleniyordu ve elinde tornavida vardı. Galiba sonunda sabrı tükendi. 'Beni rutin yoldan sadece konuşarak öldürmekten vazgeçti de galiba şimdi de aort damarıma tornavida sokacak, iş kestirmeden bitirecekti' diye düşündüm ve kaçtım önünden.
İnsan aşırı korkunca felç melç umursamadan yürümeye de başlayabiliyor ve hatta koşuyor bile...
Yorganımın altına saklandım. Başımı biraz çıkardım, baktım ne yapıyor diye. Tornavidayı kapının kapandığı yere soktu, bir çekti çat diye açılıverdi kapı.
Şimdi tamamen kilitli kapıyı bir James Bond edasıyla hiç zorlanmadan açabilen bir kadının mutlak karanlık yönü de olması gerekiyordu bana göre.
Belki de Rana, Türkiye'deki tüm faili meçhul cinayetlerin faili bile olabilirdi. Geceleri ben bayıldıktan sonra tornavidasıyla dışarıya çıkıp çeşitli evlere girip insanları öldürüyor da olabilirdi.
Çünkü dikkat ediyorum da benim hala daha hayatta bulunmama rağmen her sabah neşeli de olabiliyor. Gece arkasında bıraktığı leşler onu mutlu ediyordu galiba. Eminim onları da benim olduğumu hayal ederek öldürüyordur...
Neyse; suyu son anda durdurduk. Ben zaten hiç karşı çıkmıyorum ama bundan böyle Rana ne derse onu anında yerine getirmeye karar verdim. Çünkü ne olur olmaz... 
Yorumlar
Bu yazı için henüz yorum girilmemiş

Bugün

32 0

Yarın

32 0 Hava Durumu

Finans

İMKB 59867 0
USD 1.5070 0
EURO 1.9620 0
ALTIN 56.99 0
  • balina av yasağı kal...

    balina avlanmasını engelleyen yasağın kalk...

    tango - kilisede dans

    tango meyve suyu içenler enerji patlaması ...

    pele son gol için sa...

    milli takım sponsoru live kanalının reklam...

    honda 600 f kaza anı

    motordan düşüyor......

    eğlenceli düğün

    nedime ve sadıçlardan dans show...

  • ricardo querasma tri...

    uefa resmi internet sitesinde ayagının dış...

    manga - we could be ...

    eurovision 2.miz manga'nın canlı performan...

    arda turan özel klip

    galatasarayın 10 numarası arda için süper ...

    organize işler - ara...

    yılmaz erdoğan kaleminden çıkan organize i...

    bowling - ölçülü sev...

    yoksa böyle gümbütüye gidersiniz...

  • türk malı - erman y...

    havuza girmeye korkan erman yüzme öğrenmey...

    türk malı - havuz se...

    havuz başına gelen erman ve baiye kuzu...

    yaşamayı bilen köpek

    arabanın camından kafasını sarkıtan akıllı...

    kvp - 7 parçaya bölerim

    kurtlar vadisi pusu polat alemdar seni 7 p...

    çok güzel harketler ...

    çok güzel harketler bunlar - hıyarlı baba....