Oray Eğin

Büyük kafa ve yapamayan adam

Kurulduğu günden beri CNN Türk beni medyayı yakından gözlemleyen biri olarak yakından ilgilendiriyor. Çünkü bu kanal iflas etmiş bir medya düzeninin mikrokozmosu.

Arasında Doğan Grubu gibi bir medya gücü var. CNN gibi çok sağlam bir dünya markasının adını taşıyor. Ama 10 yıl önce ölü doğdu, hiçbir şekilde dirilemiyor ve şimdi 'şalter kapanmadan' önce son çırpınışlarında.
CNN Türk'ün sorunu çok belli: Un var, şeker var, yağ var ama helva yapan yok.

Çünkü ilk günden beri helva yapması için görevlendirilen kişiler, sadece malzemeleri sıkı sıkı sakladılar. Hiçbir şey yerinden oynamasın, şeker gitmesin, yağ harcanmasın diye hiçbir şey yapmadılar.
Olağan şüpheliler belli.
Başta Taha Akyol. Sağcıdan gazeteci olmaz zaten, ama yaratıcılık ve pırıltı eksikliği konusunda özel bir örnek olan Taha Akyol'dan hiç olmaz. Tek yapabildiği iktidarla ilişkileri iyi tutmak. Böyle bir komutan seçerseniz, o da yanına kendisini zorlamayacak, tıpkı kendisi gibi yaratıcılığı bulunmayan emir erleri atar.

Taha Akyol da 'Namaz kardeşliği'ne göre ekran yüzleri belirledi, kendisine itiraz etmeyecek ve business class koltuğunu her koşulda korumak için 'Evet efendim sepet efendim' diyecek astsubaylarla çalıştı. Hep beraber kanalı AKP TV'ye dönüştürdüler. 'Patron ne der', 'Başbakan kızar mı' gibi korkular halinde ölü bir haber kanalı yaptılar.
AKP'nin hangi bakanı varsa yayınlar kesilerek Taha Akyol'a 'özel röportaj' verdi.

Medyaya, özellikle de Doğan Grubu'na ciddi bir baskı yapılıyor olabilir. Her kurumun kendi kırmızı çizgileri, belli bir denge sistemi zaten vardır. Önemli olan bu dönemde bile habercilik yapacak formülü bulmak; bunun örnekleri var.

Daha da acıklısı CNN Türk'ü yönetenler sadece bu iktidara değil, her iktidara boyun eğdiler. Çünkü kültürleri bu: Tek bildikleri biat, tek bildikleri iktidarla
arayı iyi tutmak.

Bunun adı gazetecilik değildir... Bunlar haber kanallarına yakışmayan çürük unsurlardır...

Nitekim nitelikli haber kanalı izleyicisi de bu ayrımın farkında olduğundan tepkisini bu kanalı yalnız bırakarak, izlemeyerek verdi. Hasan Cemal'in, Cengiz Çandar'ın büyük medya gazına rağmen yayından alınmaları az mesaj mı?

Şimdi panikle 'Ne yapacağız, nasıl kurtulacağız' diye tartışılıyormuş CNN Türk'te.

Göreve Taha Akyol'un yaveri Ferhat Boratav, geçici olarak geldi. İyi okullarda okumuş, yabancı dili iyi, CV parıldıyor. Ama pratikte koca bir balon. Vizyonu İnternet'ten yabancı yayın okumak ve e-mail'le dağıtmakla sınırlı bir gazeteci ne yazık ki. Çok iyi bir dış haberler müdürü belki; ama onun komutanlığında hangi cephede savaşılır?
Kaldı ki günümüz medya şartlarında CV'ye, yabancı dile, soyada, aileye bakılarak insan kaynakları yönetmek iflas etmiş bir sistem artık.
Artık medyada tek bir kriter var: 'Yapan adam' ve 'yapamayan adam.'
Bu açıdan bakıldığında CNN Türk'te yaşananlar aynı zamanda Türkiye'de hakim medya sisteminde bir 'paradigma iflası'dır. Bildik ezberlerle günümüz medyası yönetilemez.

Arkasında Doğan Grubu'nun gücü olmasına rağmen iflasın eşiğine gelen CNN Türk bir yanda... Tek bir bilgisayarla kurulup 30 milyon dolara satılan Habertürk diğer yanda...

Çünkü medyada başarı için gerekli olan 'büyük kafa'dır.
CNN Türk medyamızın geleceği için karamsar bir tablo olabilir ama neyse ki hala bu sektörde 'büyük kafa' mevcut. Yoktan var ederek büyük güç haline gelen yayın organları, gazetelerden daha etkin İnternet siteleri... Ararsanız var. Eğer 'büyük kafa' bulunursa ölü doğan kanallar bile dirilir.
Uğur Dündar ve Yılmaz Özdil ikilisinin hiç izlenmeyen star gibi bir kanalın ölü haber bültenini diriltip zirveye taşıması, zirvedeki yerini koruması bir medya dersi değil midir?

Hala CNN Türk'te program yapan Ayşenur Arslan yoktan var etmedi haber merkezlerini, o haber bültenlerini zirveye taşımadı mı? Ya da gazeteci Mehmet Tezkan atv Genel Müdürü olduğunda kanalı birinci sıraya taşımadı mı kısa süre içinde?

Büyük kafa... Yapan adam... Fark burada...
İktidar borazanları, yapamayan adamlar, statükocular ve iktidar tapınmacılarıyla ise sadece bir haber kanalı değil, bu mesleğin geleceğinin önü tıkanıyor.

Şu 'üçüncü cins' meselesi
Kimse insanın başına böyle tatsız tesadüf vermesin... Milliyet gazetesinden Ali Eyüboğlu (nam-ı diğer Alice) geçenlerde harika bir dedikodu vermiş. Sisi'nin altı yıllık sevgilisi sekreteriyle evlenmiş...
Haber harika ama kullanılan dil? Alice tam bir İsmail Türüt kopyası. Neredeyse burun deliklerinden taşacak kadar yoğun homofobisi. Yazılarına bakıyorum, bunu sistematik hale getirmiş. Eşcinselleri 'Üçüncü cins' olarak tanımlamasıyla başlıyor. Ona benden bir 'hormonlu domates' hediye gitsin...

Gelelim tatsız tesadüfe: Böylesi azılı bir homofobik yazının bir bölümünde ne yazıyor dersiniz? Ajda Pekkan'ın kıyafetlerine değinmiş! Allah'ın sopası yok.

Tam Alice'i unutmuştum ki bir de Hürriyet'ten Hakan Gence'nin Kenan Doğulu röportajına denk geldim. Doğulu da kendisinin eşcinsel hayranlarından bahsediyor ve yine aynı tabiri kullanıyor: 'Üçüncü cins!'
Ne hikmetse konusuna hakim muhabir de itiraz etmiyor.
O halde 'GAY 101' dersi: Eşcinseller uzaydan gelmiş bir bilinmeyen nesne ya da bir başka tür değildir. Eşcinseller de kadın ve erkek diye ikiye ayrılır, ameliyatla cinsiyetini değiştiren de ya kadın ya erkek olur... 'Üçüncü cins' diye bir şey yoktur.
Ancak bunların 'cins' bir cehaletleri olduğu da tartışılmaz bir gerçek.


Garantili not
Cuma günü Garanti Bankası'ndan önce bir e-mail, sonra bir telefon aldım. Yedek bir kredi kartım var, tatildeyim ya, birkaç yüz TL'lik ödemesi üç-dört gün gecikmiş, bir telaş, bir üslup ki sormayın... 'Soruşturma başlatacağız, kısıtlama getiriyoruz' diye panik yaptılar. İnternet de yok olduğum yerde; neyse sonunda ödedim...
Aynı gün, Garanti Bankası'nın Genel Müdürü Ergun Özen de aradı... Bir an 'Müşterileriyle ne kadar yakından ilgilenen bir banka' diye düşündüm.
Cuma günü kendisini ve arkadaş çevresini eleştirdiğim yazıya dair arıyor. Ama Garanti'ye dair bu kadar tesadüfü aynı günde yaşamam da ironik değil mi? Bir an Özen'e müşteri şikayetlerimi iletecektim, neyse ki tuttum kendimi.

Ergun Özen kendi arkadaş çevresine dair yazımdaki 'Hem arkadaşlar, hem beraber iş yapıyorlar, hem birbirleri üzerinden para kazanıyorlar' ifademe itiraz ediyor. Kendisine söylediğimi yanlış anlamalara mahal vermemek için burada da tekrarlamak isterim:

Tek kastım Serdar Erener'in Garanti reklamlarını yapmasıydı. Ergun Özen de haklı olarak bana 'Evet ama tam 20 yıldır yapıyor... İbrahim Betil döneminde başlamış, Akın Öngör döneminde devam etti. Kaldı ki Serdar da bu piyasanın en iyilerindendir...' dedi.

Ancak benim vurgum giderek göze batan bir 'algı' ve bir 'imaj' problemi: 'Serdar bağlar, Nil söyler, Sinan çeker' sistemi... Bu insanların hepsi yaptıkları işlerde başarılı olabilir ama bu bir 'lobi' işine dönüşüyorsa, hatta dönüşmeyip öyle algılanıyorsa bile bunda sakıncalı bir taraf yok mudur?
Kaldı ki Serdar Erener 'Algı gerçektir' kuralını en iyi bilen kişi.
En azından bu vesileyle meramımı anlatmış oldum; söyleyeceğimi açıkça söylemeyi tercih eden bir gazeteciyim ben, derdimi tam anlatamayıp haksız yere insanları incitmek istemem.

Not: Ergun Özen, benim yazılarımı okumaya devam edeceğini söyledi. Ben de hizmetlerinden memnun olduğum Garanti'yle çalışmaya devam edeceğim.
Yorumlar
Bu yazı için henüz yorum girilmemiş

Bugün

26 0

Yarın

27 0 Hava Durumu

Finans

İMKB 60786 213
USD 1.5000 0
EURO 1.9330 0.004
ALTIN 60.26 0.41
  • balina av yasağı kal...

    balina avlanmasını engelleyen yasağın kalk...

    tango - kilisede dans

    tango meyve suyu içenler enerji patlaması ...

    pele son gol için sa...

    milli takım sponsoru live kanalının reklam...

    honda 600 f kaza anı

    motordan düşüyor......

    eğlenceli düğün

    nedime ve sadıçlardan dans show...

  • ricardo querasma tri...

    uefa resmi internet sitesinde ayagının dış...

    manga - we could be ...

    eurovision 2.miz manga'nın canlı performan...

    arda turan özel klip

    galatasarayın 10 numarası arda için süper ...

    organize işler - ara...

    yılmaz erdoğan kaleminden çıkan organize i...

    bowling - ölçülü sev...

    yoksa böyle gümbütüye gidersiniz...

  • türk malı - erman y...

    havuza girmeye korkan erman yüzme öğrenmey...

    türk malı - havuz se...

    havuz başına gelen erman ve baiye kuzu...

    yaşamayı bilen köpek

    arabanın camından kafasını sarkıtan akıllı...

    kvp - 7 parçaya bölerim

    kurtlar vadisi pusu polat alemdar seni 7 p...

    çok güzel harketler ...

    çok güzel harketler bunlar - hıyarlı baba....