Giderek Ankara'ya alışıyorum galiba. Aynı haftada ikinci kez geldim başkente. Hafta sonu heyecanlı bir CHP kurultayını izledim. Bir akşam arkadaşlarla buluşup eğlenmeye çıktık. Hafta sonu yoğun olacaktı, önceden dağıtalım istedik. Gittik bir yere... O sırada telefon geldi.
'Erhan Göksel'i kaybettik' dedi. 'Kaybetmek' kelimesini algılayamadım.
Erhan Göksel'le kaybetmeyi yan yana getiremedim.
Haberi doğrulatmak için uğraştık. Ve maalesef kaybetmişiz.
Ankara'ya ikinci gelişimin sebebi, çok sevdiğim dostum Erhan Göksel'e son görevi yapmaktı. Erkenden arabayla yola çıktık. Öğlen cenazeye vardık, ardından da onun anısına onun en sevdiği yerlerin birinde yemek yedik.
Şimdi dönüş yolundayım. Göksel'le ilgili düşüncelerimi de bu yolculukta aceleye getirmek istemiyorum. Bugünlük müsaade...