Oray Eğin

Başbakan'ın yüzüne kanlı kıyafetleri fırlatan kadın

Bugün Ankara'dayım. Türkiye'nin gözü başkentte. Devletin kurumları birbirine girmiş durumda. Hükümet, koskoca Genelkurmay Başkanı'nın açıklamasını kabul etmiyor. Asker didik didik aranıyor. Polis, savcı, asker çatışıyor. Tam bir güvensizlik ortamı. Akıl tutulmasının sonucu olan Cumhuriyet'e oluyor ve adeta rejimin temel direklerinde dinamit patlatılıyor.
Sanmayın bu nedenle Ankara'ya geldim. Bugün bu çatışmalardan, devletin kendi içindeki hesaplaşmasından çok daha önemli bir olay var. Türkiye nasıl bugünlerde Cumhuriyet'in cenazesini kaldırmaya hazırlanıyorsa, bizim de bugün Ankara'da bir cenazemiz var.
Cumhuriyet'in izlerini birinin hayatında da görebilmek mümkün... İşte Sevil Yurdakul da bir Cumhuriyet aydınının simgesiydi.
Ailesi Cumhuriyet'in birinci kuşağı... Sivas Kongresi'nde bile varlar. Babası Cumhuriyet'in ilk valilerinden, annesi ilk öğretmenlerden...
Bu aile, çocuklarını Cumhuriyet'i daha ileriye götürmesi ve Cumhuriyet değerlerini daha da ileriye taşıması için en iyi okullarda okutmak istiyor. O yüzden de küçük yaşında Sevil Yurdakul'u Notre Dame de Sion'a veriyorlar. Fransızca öğreniyor. Batılılaşmanın simgesi o yıllarda Fransız okulları ve aile de geleceği Batı'da görüyor. Çocuğunu yetişmesi için Batılı değerler sistemine teslim ediyor.
Diğer kardeşleri de Sorbonne ve ODTÜ'den mezun oluyor... Doğan Yurdakul kalemiyle yazılı eserler bırakıyor, Uğur Yurdakul ise dünyanın her yerinde inşaatlar yapıyor, Türkiye'yi bu alanda temsil ediyor.
Sevil Yurdakul'un ise tek bir amacı var ilk günden beri: Paris'e gitmek, diplomat olmak istiyor. Mülkiye'ye kaydoluyor...
Batı okulundan mezun olduğu için Mülkiye'nin de en havalı kızlarından biri. En yakın arkadaşı da Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu'nun kızı Sevin. Ne acı ki birkaç sene önce onu da kanserden kaybettik.
Bir gün Mülkiye'de meşhur Paris Match dergisini okurken yanına bir arkadaşı geliyor. 'Ne okuyorsun?' diye soruyor, Sevil Yurdakul dergiyi gösteriyor. Arkadaşı 'O dergiyi bırak, bunu oku' diye Yön'ü uzatıyor. Doğan Avcıoğlu'nun efsanevi Yön dergisi...
Sevil Yurdakul o gün dergiyi okurken kendi kendine bir muhasebe yapıyor... Romantizm ağır basıyor... 'Türkiye beni iyi okullarda okuttu, ben ülkem için bir şey yapmalıyım' diye düşünüyor ve Türk soluyla tanışıyor...
Onu Türk soluyla tanıştıran ve dergiyi uzatan arkadaşı ise Deniz Baykal...
Yön'den çok etkilenen Sevil Yurdakul ne yapması gerektiğini düşünüp, bir gün derginin ofisine gidiyor... Kapıyı çalıyor ve kapıyı çalma bir evlilikle sonuçlanıyor: Doğan Avcıoğlu'yla evleniyor...
Doğan Avcıoğlu Türkiye'nin tabularını yıkan bir aydın: Kimsenin 'Kürt' diyemediği zamanlarda 'Bu bir Kürt sorunudur' diyen, Nazım Hikmet'in adının dahi telaffuz edilmediği o yıllarda şiirlerini basan, sosyalizm sözcüğünü telaffuz eden, sandık demokrasisine 'cici demokrasi' adını veren, Kemalist aydınlarla ordunun el ele vererek Atatürkçülük çizgisini daha da ileriye götürmesini savunan bir solcu...
Doğan Avcıoğlu'yla tanışması Sevil Yurdakul'un ufkunu açıyor. Avcıoğlu onu her gün ders çalıştırarak Dışişleri sınavına hazırlıyor. O yıllarda Türkiye'de belki beş tane kadın diplomat var, Sevil Yurdakul da ilklerden oluyor ve Dışişleri'ne giriyor.
Ancak Türkiye'de her zaman olduğu gibi o yıllarda da solcu olmanın bir bedeli var. Sevil Yurdakul'un Yön dergisi ve Doğan Avcıoğlu'yla tanışması pahalıya patlıyor. Dışişleri'nden atılıyor. Solcu olmanın hapse girmek, işsiz kalmak, işkence görmek, aç ve sefil bırakılmak anlamına geldiği bir dünyaya adımını atıyor.
Sadece eşi Doğan Avcıoğlu 12 Mart'ta içeri atılmakla kalmıyor, aynı zamanda kardeşi gazeteci-yazar Doğan Yurdakul da ağır işkenceli sorgulardan geçip Mamak Cezaevi'ne konuyor.
Türkiye'nin çok ilginç bir dönemi... Cumhuriyet ailelerinin çocukları gruplaşmaya başlıyor... Ne garip ki Sevil Yudakul'un anne-babasını tanıştıran, onların evlenmesini sağlayan Nihat Erim o yıllarda Başbakan...
O evliliğin çocukları ise cezaevinde...
Sevil Yurdakul bir gün kardeşi Doğan'ın kanlı gömleklerini, atletlerini, pantololunu Nihat Erim'in üzerine fırlatıyor. 'İşte eseriniz!' diyor...
Sevil  Yurdakul'un hayatı hep mücadeleyle geçiyor. Açtığı davalar sonucu Dışişleri kadrosuna dönüyor. Düyanın çeşitli yerlerinde Türkiye'yi temsil ediyor. Bu arada iki oğlunu büyütüyor. Ve diplomaside hayli başarılı olan, sosyal yönü,sıcaklığıyla her gittiği ülkede önemli işlere imza atan Sevil Yurdakul nedense hiçbir zaman büyükelçi yapılmyor. Başkonsolosluktan emekli oluyor...
Buna rağmen ülkesi için bir şeyler yapma isteği dinmiyor... Onu Türk soluyla tanıştıran Deniz Baykal'a gidiyor, 'Çalışmak istiyorum' diyor... Milletvekili aday adayı yapıyorlar, ancak politikada umduğunu bulamıyor.
Ve sonrası hiç kimsenin beklemediği hayat dolu kadın iki ay içinde hayata gözlerini kapar... Hayatı o kadar hızlı yaşadı ki, ölümü de o derece hızlı olmuştur. Cumhuriyet böyle sancılı geçerken, bir Cumhuriyet aydının kaybından dolayı çok derin bir üzüntü duyuyorum.
Yorumlar
Bu yazı için henüz yorum girilmemiş

Bugün

32 0

Yarın

32 0 Hava Durumu

Finans

İMKB 59867 0
USD 1.5070 0
EURO 1.9620 0
ALTIN 56.99 0
  • balina av yasağı kal...

    balina avlanmasını engelleyen yasağın kalk...

    tango - kilisede dans

    tango meyve suyu içenler enerji patlaması ...

    pele son gol için sa...

    milli takım sponsoru live kanalının reklam...

    honda 600 f kaza anı

    motordan düşüyor......

    eğlenceli düğün

    nedime ve sadıçlardan dans show...

  • ricardo querasma tri...

    uefa resmi internet sitesinde ayagının dış...

    manga - we could be ...

    eurovision 2.miz manga'nın canlı performan...

    arda turan özel klip

    galatasarayın 10 numarası arda için süper ...

    organize işler - ara...

    yılmaz erdoğan kaleminden çıkan organize i...

    bowling - ölçülü sev...

    yoksa böyle gümbütüye gidersiniz...

  • türk malı - erman y...

    havuza girmeye korkan erman yüzme öğrenmey...

    türk malı - havuz se...

    havuz başına gelen erman ve baiye kuzu...

    yaşamayı bilen köpek

    arabanın camından kafasını sarkıtan akıllı...

    kvp - 7 parçaya bölerim

    kurtlar vadisi pusu polat alemdar seni 7 p...

    çok güzel harketler ...

    çok güzel harketler bunlar - hıyarlı baba....