Televizyonculukta birinci ders ekonomi ve pazarlamanın altın
kuralıdır;
'FARKLI OLACAKSIN' Sadece farklı
olmayacak, ilgi gruplarına hitap edeceksin, anlaşılır olacaksın, insan doğasına hitap edeceksin;
yani güldüreceksin, ağlatacaksın, düşündüreceksin, heyecanlandıracaksın, ya da hepsini birden
yapacaksın...
Bunları yaparken kolaya kaçmadan yapabilmek maharet ister, çünkü toplu
iletişimin basit formülü olan seks, kumar ve şiddet ücgeninden uzak durmadan yapabilmek becerinin
yanında tecrübe ve emek de ister.
Fark yaratabilmek için şansınızın yaver gitmesi yetmez,
aynı zamanda toplumsal trendleri takip etmek, halkın nabzını tutabilmek gerekir. Bunları yapanlar
yapamayanlardan uzaklaşır, TV yayıncılığında dönemlere öncülük ederler; Kısa televizyon tarihimizde
bu işi en iyi yapan kanal Show TV olmuştur. Show TV 90'lı yıllarda Türk Sineması klasikleri, gece
yarıları yayınlanan Talkshow formatları ve 2000'li yılların hemen başında ABD'de yaygın olan sitcom
adaptasyonları, Kim 500 Milyar ister benzeri yarışma formatları ile oyunun kurallarını belirlemeyi
başarmıstır. Ardından gelen dizi furyasında ise ATV bayrağı eline geçirerek yüksek görüntü kalitesi
ile Türk televizyonculuğunun ilk prime time telenovela'sı Asmalı Konak, Çocuklar Duymasın ve birçok
dizi formatı ile Anadolu burjuvazisi ve sınıf atlama kompleksini temsil eden toprak dizileri ile
fark yaratmayı başarmıştır.
Sonraki dönemlerde Toprak dizileri şehire inmiş, modern metropol
hayatı temsil eden beyaz Türk hikayeleri ve uyarlamalar ile karşımıza çıkmıstır. Tüm bunlardan
farklı olarak projelendirilen Kurtlar Vadisi ile tam anlamı ile Sosyolojik bir fenomen haline
gelmiştir. İçeriğinde bulunan şiddet öğeleri ve gençliğe yanlış örnek olduğu gerekçesi ile sayısız
eleştri ve reklam veren boykotuna rağmen milyonlara erişen dizi yaşadığı metamorfozlara rağmen
'insanlar kahramanları takip ederler' cümlesine uygun antipolitik kahramanını yaratabilmeyi
başarabilmiştir.
Yakın zamanda yaklaşık 20 senelik özel televizyonculuk tarihinin en
başarılı formatını projelendirmek ise Acun Ilıcalı ve yetenekli ekibine kısmet olmuştur.
Daha önce referanslarının defalarca denenmesine; projelerin hayal kırıklıgı ile
sonuçlanmasına rağmen Acun Ilıcalı’nın inatı ile küllerinden yeniden doğan efsane format 'Var
mısın Yok musun' olmuştur.
Var mısın Yok musun bir eğlence yarışma formatıdan ziyade
içeriğinde insan olan, heyecanlı, sıcak ve sempatik farklı bir televizyonuculuk belgeseli haline
gelmeyi başarmıstır. Sadece rakiplerinden farklı olmak yerine kendi dinamikleri içerisinde fark
yaratmaya çalısan program sürpizlerle dolu dünya çapındaki konukları ve ülkemizin önemli isimleri
ile tek bir programda hem dizi, talkshow, yarışma karışımı ile tasarımı ile rating formülünü de
değistirmiştir.
Rating dediğimizin parametrenin kapsamında sadece nicelik değil nitelik
olgusunun bulunduğunun en başarılı örneği haline gelmiştir.
Meyva veren agacı taşlayanlar,
taklit edenler, eleştirenler dahi programın içeriğindeki seyirci ile toplumsal sıcak temasa şapka
çıkarmışlardır. "Bir sonraki dönem ne olacak?" Sorusunun cevabı en azından şimdilik 'Var mısın Yok
musun' ekibinde gizli, çünkü ekonomik kriz döneminde fenomen olmuş bir reality show yayını ile
avantajını elinde tutacak kanal show TV olacak, bu dönemde televizyonlarda hangi yenilik olacak
sorusunun yerini, Var mısın Yok musun'da ne olacak sorusunun cevabı
belirleyecektir.