Kemal Kılıçdaroğlu'nun işi çok zor...
Çünkü onu destekleyenlerin, ona olduğundan daha fazla özellik yüklediklerini düşünüyorum. Kimi Deniz Baykal'dan, kimi Tayyip Erdoğan'dan kimileri de ikisinden de birlikte kurtuluşun anahtarını onda buluyor. Delegelerin büyük bir çoğunluğu şöyle düşünüyor: Kılıçdaroğlu, Deniz Baykal'dan daha fazla oy alır.
Doğru veya yanlış, bu tespit bile tek başına, Deniz Baykal'ı o çirkin komplodan daha fazla sarsmıştır. Baykal'ın sessizliğinin nedeni arkadaşlarının kendisini terk etmesi ve gireceği bir mücadeleyi kaybedeceğini görmesi galiba. Üstelik geri dönse artık partiyi bölen olacak. Dönmezse partinin bir bileni olma şansını kullanacak.
Delege da haksız sayılmaz. Onlar iktidar olmak istiyor. Önder Sav'ın da gördüğü gibi Kılıçdaroğlu ile birlikte CHP'yi iktidar yapacak bir halk desteği algısı oluştu.
***
Peki delegeler neye bakarak, yeni başkan adayının herkesten daha fazla oy alacağına ve iktidara yürüyeceğine inanıyor?
Medyada etkili kalemlerin CHP'yi yeni baştan dizayn etme çabalarının odağında Kılıçdaroğlu'nun olmasından mı etkileniyorlar? Ya da yerel seçimlerde İstanbul'da CHP'nin oylarındaki artış mı bu beklentiyi besliyor? Belki ikisi birden.
***
İstanbul belediye seçimlerinde Kılıçdaroğlu'nun performansı pek çok kesim tarafından etkileyici bulundu. İstanbul'daki oy artışı CHP'nin ülke ortalamasının çok üzerinde olması da Kılıçdaroğlu faktörüne bağlandı. Kısmen doğru bir tespit.
2007 yılı seçimlerinde CHP İstanbul'da toplam 1 milyon 546 bin oy almıştı. Bu ilde 2009 yerel seçimlerine geldiğimizde 1 milyon yeni seçmen oy kullandı. Yeni seçmenlerin partilere dağıttığınız zaman, CHP'nin oy kaybına uğramamasının işareti için toplam 1 milyon 800 bin oy alması gerekiyordu. Kılıçdaroğlu'nu başkan adayı yapan CHP, 2 milyon 323 bin oy aldı. Oyları adeta patladı. 511 binlik oy artışı Kılıçdaroğlu'nun (bütçesinin çok düşük olmasına rağmen) kampanyasına bağlandı.
Aynı hesap yapıldığında AK Parti 224 bin oy kaybetti, MHP ise 154 bin oy. Saadet Partisi ise 320 bin yeni oy kazandı.
2009 yerel seçimlerinde sağ partiler, DSP ve bir kısım MHP'li seçmenin, Kılıçdaroğlu'nu (emaneten) desteklediğini, AK Parti'den kaçan oyların da Saadet Partisi'ne kaydığını düşünüyorum.
Yani Kılıçdaroğlu efsanesini yaratan oy artışının nedenleri arasında bir kişiye duyulan güven kadar, siyasi atmosferin etkisiyle AK Parti'den kurtulmak isteyen seçmenlerin geçici tercihlerinin de payı vardır.
***
Bu hatırlatmayı yapmamın nedeni, Kılıçdaroğlu'nun işinin kolay olmadığını anlatmak. CHP'nin önde gelen bir il yöneticisi Deniz Baykal istifasının hemen arkasından şöyle demişti: Kendisi bir lider değil. Takım oyuncusu. Halktan birisi. Sakin bir insan. Demokrat. Hoşgörülü. Yapmacık değil. Sağına ve soluna iyi isimler monte edilirse başarı gelir.”
İşin özeti şu: Hani şu meşhur “Şeyhler uçmaz, müritler uçurur” lafında olduğu gibi CHP'nin kurmayları da Kılıçdaroğlu'nu uçurmaya karar verdi. Deniz Baykal'ı da emekliye ayırdı.
Yavuz Semerci yazısı
gazeteport.com'dan izin alınarak
yayınlanmıştır.