İngiltere'nin Google hakkında vergi kaçırdığı gerekçesiyle yaptığı soruşturma, Türk makamlarınca da yakından takip edilmeli. Çünkü dünya internet reklam harcamalarından ciddi pay alan Google, Yahoo, Facebook gibi yapılar vergi cenneti veya vergi avantajı sağlayan yerlere konumlanıp haksız rekabet yaratıyorlar.
Araştırmaya göre Google’ın İngiltere’deki şirketi 1.6 milyar sterlin (2.5 milyar dolar) kazanç elde ettiği ancak bu gelirden doğan 450 milyon sterlinlik (725 milyon dolar) vergiyi ödemediği anlaşılmış. Google'ın İngiltere'de vergi gelirlerinden elde ettiği 450 milyon sterlini Google Irlanda şirketine kanalize etmiş. İddiaya göre Google gibi pek çok uluslararası şirket bu yolla vergi kaçırıyor ve ülke hazinelerine zarar veriyor. İngilizler bu işten rahatsızlarmış.
Ve İngilizlerin kaçırıldığını iddia ettikleri gelirlerin bir kısmının Türkiye’den gittiğine emin olabilirsiniz. Bu işi nasıl mı beceriyorlar?
Aşağıda yazacağım yöntemin görünürde yasalara uygun olduğunu söylemeliyim. Ancak kullanılan yöntemin kesinlikle vergiden kaçınmaya ve kaçırmaya yönelik bir öz taşıdığı tartışılmaz.
Örneğin Yahoo veya Google...
Diyelim ki A bankası internet üzerinden reklam kampanyası yapacak. Örneğin Google da bu kampanyayı yapmaya talip oluyor. (Google, Yahoo gibi firmaların pazarlama elemanı olarak dolaşanların hiç biri bu firmaların doğrudan elemanı değildir. Ve bu kişiler sadece fatura karşılığı Google'a hizmet veren bir Türk firmasının elemanıdır.)
A Bankası diyelim ki yıllık 1 milyon dolarlık bütçe ayırdı. Bu hizmet yurtdışında kurulu Google firmasının (çoğunlukla İrlanda’da kurulu) hizmet fatura kesmesiyle başlıyor. A bankası reklam harcaması için ayrılan 1 milyon doları yurtdışındaki bu hesaba yatırıyor.
Bu harcamayı yapan A bankası (ya da her kim ise) 1 milyon doları o günkü kurdan TL’ye çeviriyor. İthalat yaptığından, yüzde 10 devlete stopaj yatırıyor. Bir de yüzde 18 oranında KDV2 ödüyor. Bu ödemeyi de aynı dönem içinde devlete ödeyeceği vergi var ise ödenecek miktardan düşüyor. Detaylara takılmayın.
Sonuçta yurtdışından bir hizmet satın alındığı sanılıyor! Aslında yurtdışından bir hizmet satın alınmıyor. Çünkü, örneğin Google bu parayı kasasına koyuyor ve A Bankası’nın reklamlarını kendi Türkçe yayınında (arama sonuçları sayfalarında) ve Türk sitelerinde yayınlanıyor. Ayrıca A Bankası’nın reklamları Türkiye’de faaliyet gösteren internet sitelerinde yayınlanıyor. Bu internet sitelerine de reklam karşılığı yurtdışından geliyor. Siteler de bu para karşılığını (doğal elbette) ihracat olarak gösteriyor ve devlete KDV ödemiyor.
Bu sistemde, reklam harcamasını yapan Türk firması. Reklamın yüzde 99’u Türkçe yayın yapan sitelerde yayınlanıyor. Ama işleme baktığınızda ithalat ve ihracat yapılmış gözüküyor. Para önce ithalat diye yurtdışına çıkıyor. Kar yurtdışında kalıyor. Bir miktarı tekrar Türkiye’ye ihracat geliri şeklinde giriyor. Bu işlemin dış ticaret ile bir ilişkisi elbette yok. Hizmetin bedelini ödeyen Türk. Hizmeti veren Türk...
Türkiye’de internet mecralarına reklam toplayanlar her yıl karlarından devlete ciddi oranda vergi verirken, aynı işi yapan uluslararası firmalar Maliye’nin mahallesinden bile geçmiyor. Gel de uluslararası bu tip firmalarla rekabet et... Çalışanı bile yok, 140 milyon dolarlık yıllık reklam pastasından aslan payını alıp gidiyor. Bizim alamadığımız vergiyi de İngiltere istiyor...
İrlanda’da bir şirket kursam, reklam pazarlamasını onun üzerinden yapsam devlet iki günde yakama yapışır. Google veya Yahoo’nun yaptığını kurcalasan, ABD büyükelçiliğinden Maliye’ye ziyaretçi gelir. Aramızdaki fark bu kadar...
Yavuz Semerci yazısı
gazeteport.com'dan izin alınarak yayınlanmıştır.