Arzu Film, yeni bir komedi serisine başlıyormuş. James Bond'un komedi versiyonu olarak tasarlanan ilk filmin adı, 'Mübarek 007' olacakmış. Ve yapımcı Ferdi Eğilmez, Berrak Tüzünataç'ı 'Bond kızı' olması için ikna etmeye çalışıyormuş. Hayırlı olsun da, böyle projeler karşısında otomatik olarak musallat olan mide spazmına engel olamıyorum ben. Yapımcılarımız ve projeseverlerimiz ne zaman vazgeçecek çok satan 'yabancı' yapımları sulandırma kestirmeciliğinden, merak ediyorum...
Dışın dışınnn diye düello yapan Türk kovboylardan, tuza susamış Türk uzaylılara, garabet yerli E.T.'den, akıllara zarar Türk Kilink'e (!) Nice fantastik facialarla dolu sinema tarihimiz! Hadi onlar, zamanında olması gerekenlerdi deyip geçelim... Şimdikilere ne demeli? Kafaları değiştirmenin zamanı şimdi değilse ne zaman ki?!
Yok mu şu ülkenin mizah dergilerindeki hazinelerin, yaşayan efsanelerin değerini anlayacak ve sinemaya kazandıracak süper kahraman bir yapımcı? Met-Üst'ün Pazar Sevişgenleri, Metin Fidan'ın Ediz'i, Tuncay Akgün'ün Bezgin Bekir'i, Kaan Ertem'in Öğreten Adam ve Oğlu, Ahmet Yılmaz'ın Kıllanan Adam'ı ne güne duruyor? Üstelik bunlar ilk akla gelen, klasikleşenler... Daha ne cevherler var da... Kimde var o yürek, siz ondan haber verin!
Varsa yoksa sululuk. Pek yakında; gusül abdesti alan ilk Bond Türkiye'den çıkacak, hay Allah razı olsun (!) Korkarım, gizli gizli 'yerli Avatar' için çalışan birileri de vardır... Yoktuysa da alın size proje! Para mara istemem. Filme de gelmem. Hadi kolay gelsin.
Utangaç tecavüzcü!
Herhangi bir moronun yol açtığı bir oksimoron işte! Düşünün ki bu moron; doktora gidip cinsel hastalığını anlatmaktan utanıyor, ama moron arkadaşları, 'Köpeğe tecavüz edersen bel soğukluğun geçer' dediği için, bir Sivas Kangal'ı kaçırıp günlerce tecavüz edebiliyor! Hatırladınız değil mi; bir süre önce İzmir Güzelbahçe'de kaçırılıp 3 gün boyunca tecavüze uğrayan, 'Masum' adlı Kangal'dan söz ediyorum...
Bu haltı yiyene M.A. deniyor kısaca. Normal insanlar gibi bir ön, bir de soy ismiyle anılmasına hiç ihtiyaç yok zaten bana göre. '3 gün boyunca köpeğe tecavüz eden adam' tanımı, nüfus kütüğüne işlenmeli hatta!
Neyse, Masum'un sahibi Senem Avcı'nın açtığı dava görülmeye başlanmış. Duruşmaya katılmayan M.A.'nın dediklerine bakın hele: 'Yabancı uyruklu bir kadınla cinsel ilişkiye girdim. Birkaç gün sonra cinsel organımda akıntı meydana geldi. Arkadaşlarıma anlattım. Bel soğukluğu olduğunu ve bir köpekle cinsel ilişkiye girmem halinde rahatsızlığımın düzeleceğini söylediler. Doktora gitmeye utandığım için böyle bu yola başvurdum'.
'İnsan'ın fazla genel bir tanım olduğunu söyler dururum. Gerçekten de tutucuyum bu konuda. Söz gelişi, şu M.A... Ona 'insan' dersek, normal insanlara ne diyeceğiz? Bu gibi tiplerin kesinkes hadım edilmesi gerektiğini düşünüyorum ben. Bu gibiler hadım edilsin ki, insanlık kurtulsun. Toplumdaki 'tümör'ler çünkü onlar. Bozulmuş, çürümüşler. Onların kendi iradelerine göre çiftleşmesi, hele de üremesi; nükleer silahlanma kadar zararlı dünya için.
Avusturyalı düşünür Karl Kraus; 'İnsanlarımızın çoğu; ihmal edilmiş bir kürtajın hazin sonucudur' demiş ya zamanında... Aynen katılıyorum.
Düzeltme ve özür
Açık Kapı Festivali'nden söz ettiğim geçen yazıda, ajanstan gelen bilgi notunu aynen aktarmış; 'İstanbul'un çeşitli merkezlerinden servis kaldıracaklar' demiştim. Ancak festivali organize eden Arkitera Mimarlık'tan Ömer Kanıpak'la görüştüm ve servis hizmeti verilmediğini öğrendim. Aynı bilgi internet sitesinde de ilan edilmiş. Uyarıda bulunan okuyucularıma teşekkür ederek düzeltir, özür dilerim.