Kadınlar, erkeklerin en çok neresine bakar? Gözlerine, dişlerine, ellerine, ayakkabılarına, garsonlara nasıl davrandığına... Ve iyi bahşiş bırakıp bırakmadığına... Erkeğin iyi bahşiş bırakması hoşumuza gider. Cömert, paylaşımcı, hatta 'iyi' adam puanları vermemize yarar. 'Kur yapan erkek cömertliği'nden ibarettir çoğu kez bu bonkörlük ama ekonomiye faydası tartışılmaz (Hatta ekonomiye faydası, kadınlara faydasından kesinlikle fazladır). Peki kadınlar günlük hayatta iyi bahşişçi midir? Bu soruya en iyi cevabı herhalde garsonlar verir...
Elimdeki kitaba göre (*) birçok garson, yemeğe gelen erkek gruplarının kadın gruplarından daha iyi bahşiş bıraktığını ve özellikle bir kadınla flört eden erkeklerin iyi bahşiş bıraktığını belirtmiş.
Kadınlar daha merhametli, daha paylaşımcı, daha empatik, daha duygusal olmaya programlı olduğu halde... Neden sıra bahşişe gelince eli sıkılaşıyor ve yeterince 'iyi' olamıyor(uz)?
Dikkat ederseniz, kadın masalarına kadın-erkek çiftlerin siparişleri alındıktan sonra sıra geldiğini fark edebilirsiniz... Peki bu sıralamanın, kadınların 'kötü bahşişçi' olmasından (ve garsonların bunu bilmesinden) başka sebepleri de olabilir mi?
FLÖRT PAYI
Ayşe Özek Karasu, bir yazısında bu konudaki ilginç bir araştırmaya yer vermiş (1 Aralık 2007 - Hürriyet). Konumuzla ilgili kısımları ödünç alıyor ve aktarıyorum: Amerika'da bir grup ekonomi öğrencisi, ödev hazırlamak üzere kahve dükkanlarında bir çalışma yapmış. Kadınlara karşı ayrımcılık yapılıp yapılmadığını tespit etmek için sekiz ayrı dükkanda müşteri akışını izlemiş ve kadınların kahve servisi için erkeklere göre 20 saniye daha fazla beklediği sonucuna ulaşmış. Ayrıca, kasa ve servis elemanları erkek olduğu zaman bekleme süresi 37 saniyeye kadar çıkıyormuş.
Peki bu acaba kadınların erkeklere göre daha kararsız olmasından, erkeklere göre daha oyuncaklı siparişler vermesinden mi kaynaklanıyor? Çünkü kadınlar cappucinosu, macchiatosu ve lattenin içine karameli, vanilyası derken daha komplike siparişler veriyor.
Gözlemci öğrenciler onun da hesabını tutmuş: Kadınların yüzde 75'i, erkeklerin ise yüzde 55'i süslü-püslü kahve ısmarlıyor. Ve bu kategori içinde bekleme süresindeki fark değişmiyormuş. Kadınlar yine erkeklere göre 20 saniye daha fazla bekliyormuş. Çünkü kadınlar, incelenmek üzere bekletiliyor ve bu sayede siparişini daha geç alıyormuş. Yani bu farkın tek açıklaması, 'flört payı'...
Bahşiş meselesi ne alemde peki? Aynı araştırmaya göre; kahve dükkanlarında kadınların bahşiş vermesi tamamen ihtimal dışı!
BAHŞİŞ YAŞI
'Her durumda bekleyeceksek, neden üstüne bahşiş verelim' diye düşünebilir bu durumda kadınlar. Ancak bir noktayı atlamamak gerek... İncelemek üzere bekletilen kadınların genç ve güzel kategorisindekiler olduğunu sanırım herkes tahmin edebilir!
Eğer, insaniyet namına işi hızlı görülecek kadar yaşlı değilseniz, incelenme süresinin çok üstünde bekletilebilir, hatta düpedüz ihmal edilebilirsiniz. İşte bu noktada 'bahşiş' devreye girer. Bünyeyi sarsmaması açısından, 30 yaş pastasını üfledikten sonra eli alıştırmakta fayda var. İncelemeye uygun çıtırlar bekleyedursun, siz bahşişin açtığı kapılardan rahatça geçin. 'Yok ben garsonun çıtır masalarda oyalanmasından, güle oynaya yarım saatte sipariş almasından zevk alan, mazoşist yapıda bir insanım' demiyorsanız, pamuk eller cebe kızlar! Cömert olun, ekonomiye can verin.
(*) Sevişen Beyin, Geoffrey Miller, Çeviren: M. Asım Karaömerlioğlu - NYV Yayınları, 2010