Tuğba Erbil ve Mali'nin boşanması birçok tartışmaya neden oldu, zenginin parası herkesin çenesini yordu. Kadının isteklerini kesinlikle çok... Haksız... Ya da 'ölçüsüz' bulmadığımı peşinen söyleyeyim... Beş yıllık evlilik ve 1 çocuk... Bilanço budur. Tanıştırıldığı ve alıştığı yaşam standardına, üzerindeki medyatik ilgiye bakınca, Tuğba'nın istedikleri; bundan sonra müstakil bir hayat yaşayabilmek ve kimseye eyvallah etmemek için gereken kadarıdır. İster ister ayrıca, kime ne.
Ayşe Arman'a verdiği röportajda söyledikleri, Tuğba Erbil'in dünyasını öyle iyi ortaya koyuyor ki bir kez daha okuyun lütfen; 'İnsanları anlamıyorum, ne istiyorlar? Çocuğumu alıp Ankara'da ailemin yanına mı döneyim? Ya da 3 bin liralık ev mi tutayım? Ayrıca ben bekarken de ablamla Ulus'ta oturuyordum. Mağdur olup sokaklara düşsem, mutlu mu olacaklar?
3 bin liralık evde oturmak, Tuğba Erbil için artık sokağa düşmek, mağdur olmak anlamına geliyor, huuu!.. Olay kopmuş sevgili okuyucu. Şu durumda kalkıp da kadının yok çalışmış yok çalışmamış olmasından bahsetmek abesle iştigal. Hangi çalışan kadın 3000 liralık evde oturduğu için kendini mağdur hisseder, sorarım size? Ev kiranızın sizi üzmemesi, uykularınızı kaçırmaması için ölçü basittir: 1/4... Yani 3 bin lira kira vermek için ayda 12 bin lira kazanmalısınız. Türkiye'de bu maaşla çalışan kadın/erkek sayısını varın siz tahmin edin.
Bu açıdan evlilik, çok 'saygın' bir kurum. Ancak, ayrılınca iş bulacağınızın garantisi yok. Bu durumda taraflardan Tuğba Erbil yerden göğe haklı. Umarım adalet yerini bulur... Çünkü Hermes'in iyi müşterilerinden olan Tuğba, yarın öbür gün bir outlet'de falan görüntülenirse, insan olanın yüreği kaldırmaz. Ki onun için bu, 'çöpleri karıştırmak'la aynı anlama gelir...
Komşusu açken tok yatan daha uzun uyuyor (!)
İngiltere'nin prestijli üniversitelerinden olan Univercity of Warwick'in, paranın insanlar üzerindeki etkilerini ortaya çıkarmak için yaptığı araştırmaya göre; komşularından ve yakın çevrelerinden daha fazla para kazananların daha mutlu olduğu ortaya çıkmış...
Bu kadar fitne fücur bir araştırma daha duymadım. Parayla saadet oluyormuş demek ama bir şartla; kazancınızın yerinde olması yanında, fakir komşulara da ihtiyaç var (!)
Aynı araştırmaya göre; çok parası olanlar, fakirlere oranla geceleri daha uzun uyuyormuş...
Çoğunluğun, toplu taşımalarda topluca uyuması tesadüf değil desenize!
Married with Recep İvedik
Show Tv'nin 'kahkaha fırtınası' umuduyla parlattığı Türk Malı'nın gerçek rengi, ikinci bölümde ortaya çıkıverdi, ne yazık ki. Aile fotoğrafı olarak 'Married with Children-Evli ve Çocuklu'dan ilham almış olsalar da, özgün bir aile babası yerine kolay yoldan Recep İvedik'e tutunmuşlar. Tutarlılık ve teknik beceri de eksik kalınca, 'Recep İvedik'in evli ve çocuklu halinin olmamışı' diye özetlenebilecek bir performans çıktı bu hafta ortaya. Bitmek bilmeyen tuvalet esprilerinin arasına, uzun uzun, tekrar tekrar aynı sahnelerin eklenmesiyle, can sıkıntısı ve mide bulantısı had safhaya çıktı.
GERÇEK 'TÜRK MALI'; ABİYE
Şafak Sezer'le Recep İvedikçilik oynamak yerine, rotayı Binnur Kaya'ya çevirmeleri, dizinin selameti açısından çok yerinde olacak. Zira Binnur'un canla başla döktürdüğü 'Abiye' karakteri, hem özgün hem de gerçek bir 'Türk malı'. Gülümseten anların tamamı da, Abiye'nin 'zihni sinir' dünyasına ait. Yapımcıların ve yazan-yöneten Tayfun Güneyer'in gidişatı değerlendirecek, gerekli manevrayı acilen yapacak fırsatı ve mahareti vardır umarım. Yoksa bir çuval incir berbat olacak.